Bir cankurtaran olarak dil

Paylaş

“Hepimiz çilekeş birey, sanatçı ve girişimcinin alçak birer harmanıyız.”

Otuzdan fazla yayın organı tarafından 2010 yılının en iyi kitapları arasında gösterilen Gerçeklik Açlığı ile günümüzde edebiyatın nasıl olması gerektiği hakkındaki birçok tabuyu yıkan David Shields, Everest Yayınları’ndan çıkan Edebiyat Hayatımı Nasıl Kurtardı ile bir kez daha edebi türlere meydan okuyor. Yirmiden fazla kitabıyla çeşitli ülkelerde çok satanlar listelerine giren ve eserleri bugüne dek yirmi dile çevrilen Shields’ın Türkçeye kazandırılan bu üçüncü kitabının çevirisi Merve Pehlivan’a ait.

david shields'ın edebiyat hayatımı nasıl kurtardı adlı kitabı ne anlatıyor?Eleştiri ile otobiyografiyi zeki ve esnek bir ustalıkla birleştiren yazar, örneğin kekeme olduğu için edebiyata -dilin yazılı ve güzel ihtişamına- Brown’daki İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencilerinin hepsinden daha tutkun olduğunu, bu yüzden de edebiyat eleştirisine hâkim olduğunu kaydediyor. Veya örneğin sonradan ünlü bir romancı olan okul arkadaşından -ve o zamanki platonik aşkından- söz ederken onun kitabını okumamış olan okuyucusuna gayet kullanışlı bir sır veriyor, çünkü Nancy’nin kitabı, erkeklerin seyircili sporlara olan gülünç tutkusuna kadınların nasıl da tepeden baktığı ile ilgili…

Bunlar gibi sayısız anekdot ve öykücük dolu satır aralarında ve Shields, tüm bunları nasıl harmanlayacağını gerçekten iyi biliyor. Nabokov’dan magazin figürlerine, Proust’tan Örümcek Adam’a, filozoflardan Woody Allen’a uzanan farklı üslubuyla okumak ve yazmak üzerine benzersiz bir kolaj bu. 178 sayfa oluşu ise kitabı rahatça bir yolculuğun ya da keyifli bir hafta sonunun eşlikçisi yapıveriyor.

Bir kitap okudum ve hayatım değişti deyişini hatırlattığı kadar bu fenomene alabildiğine özgün bir yaklaşım getirdiği de söylenebilir. Zira Edebiyat Hayatımı Nasıl Kurtardı hem birçok yapıta hem de sıradan insanın –yazarın kendi kişisel hayatının- yaşamsal meselelerine dokunan çok zengin ve yaratıcı bir anlatı.

Estetik anlayışının mükemmel bir ifadesi olduğu için kitabını şekillendiren kolaj yapısını sevdiğini söyleyen Shields, akabinde meramını olağanüstü şeffaf ve güçlü bir şekilde fomüle ediyor kanımca (sanırım aynı fikirde ki italik yapmış bu kısmı): “Yazma eylemi aşağı yukarı bundan ibaret değil mi zaten? Dünyadan topladığın ham verileri düzenlemek, çerçeveye koymak, temaya dönüştürmek, üzerine kendi ses ve görüntünü yerleştirmek?” 

Sırf sanattan değil hayattan söz ederken de çok kapsayıcı buluşlara sahip bir yazar Shields. İnsanların gayrıihtiyari sergilediği ortak bir tutumun ardında yatan gerçeği lâfı hiç dolandırmadan pat diye ortaya koyabiliyor. Misâl, “Ben böyle yapıyorum, o yüzden hepimiz her halükârda aynı şeyi yapıyoruzdur diye düşünüyorum.”

Posta Kitap – Nisan, 2018

Paylaş

Kimler Neler Demiş?

  Subscribe  
Bildir