Sinematik bir gerilim-dram

Paylaş

Şüphe kaslarını harıl harıl çalıştıran, kalp atışlarını üst düzeye çıkaran çok elektrikli bir macera!

‘J’ harfiyle başlayan pek çok sözcük -jüpon, jartiyer, jarse, jakuzi, jöle, jaguar, janjan- gibi jaluzinin de cazibesi ve merak uyandırıcılığı yüksektir. Sadece pencereyi dilimleyen zarif bir nesne olması bakımından değil İngilizce ve Fransızcada kıskançlık anlamına gelen jealousy-jalousie ile yakınlığı nedeniyle de yüksek voltajlı bir sözcük. İşte bu nedenle Pena Yayınları’ndan çıkan ‘Penceredeki Kadın’ı elime aldığımda, hacminden ötürü (523 sayfa) hatırı sayılır bir sarsıntı geçirmiş olsam da, kapaktaki jaluzi grafiği ve başındaki Hitchcock atıfı sayesinde aradığım motivasyona ışık hızıyla eriştim. Sonrası çorap söküğü! Şüphe kaslarını harıl harıl çalıştıran, kalp atışlarını üst düzeye çıkaran çok elektrikli bir maceranın içinde buldum kendimi.

pena yayınlarından çıkan penceredeki kadın adlı kitabın kapak görseliKahramanımız Anna (Doktor Anna Fox), geçirdiği kaza travması sonrası ağır depresyona girmiş ve kocası ile kızından ayrı yaşamaya mecbur kalmış bir kadın. Üstelik o bir psikolog. Tüm zamanını evde eski filmler izleyerek, şarap içerek, terapi alarak, satranç oynayarak ve bir internet platformunda kendisi gibi agorafobik (açık alan korkusu) olan insanlara yardım amaçlı tavsiyeler vererek geçiriyor. Ek olarak ise amatör casusluk ile meşgul oluyor… Şöyle ki, hiç dışarıya çıkmadan/çıkamadan yaşadığı evinin penceresinden görünen diğer evlerde yaşayanları-yaşananları gözlüyor. Evet, tıpkı bir vahşi yaşam gözlemcisi gibi diğer evleri ve o evlerde olup bitenleri izliyor. Takıntılı bir şekilde… komşuları, yabancıları, öpüşmeleri, gülüşmeleri, ağlamaları, haykırmaları, çakırkeyiflikleri ve daha neleri neleri.

Ancak başı hayli dertte bir süreç içinde olan zeki ve hassas Doktor Anna’nın, fotoğraf makinesinin zumu ile yakalayacağı en kritik, en şoke edici şeyler daha yeni başlıyor! Birden yüze ilerleyen bölümler halinde akıyor roman. Akıyor derken lafın gelişi değil kelimenin tam anlamıyla akıyor ve okuyucuyu daha ilk satırlardan akıntıya kaptırıp yanında sürüklüyor.

New York’da yaşayan ve öncesinde bir kitap eleştirmeni olan takma adlı (mahlaslı) yazarımız A.J. Finn’in imza attığı ilk roman olma özelliğindeki kitabın hakları şimdiye kadar tam 38 ülkeye satılmış durumda. New York Times, Amazon ve Sunday Times’ın çok satanlar listesinde bir numaraya yükselmiş, sinema uyarlamasının kontratı da çoktan yapılmış. “Yılın en iddialı kitabı” sunumu boş yere değil anlayacağınız. Arka kapakta göreceğiniz Stephen King referansı da bonus.

Kısacası, sinemalara gelmeden önce kitabı okumak fevkalade iyi bir fikir. Son kısımda bulacağınız “Kitapta Adı Geçen Filmler” listesi de özellikle sinema meraklıları için çok çok yerinde bir düşünce. Bir ilk roman olarak göz kamaştırıcı bir başarıya ve çok kuvvetli bir performansa sahip ‘Penceredeki Kadın /  The Woman in the Window’.

Posta Kitap – Şubat, 2018

Not: Başrolünde Amy Adams‘ın rol aldığı Hollywood uyarlamasının Türkiye’deki vizyon tarihi 11 Ekim 2019 olarak ilan edildi.

 

Paylaş

Kimler Neler Demiş?

  Subscribe  
Bildir